Avrupa’da yaşayan Türkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kendi içlerinden bir isimle temsil edilme taleplerini her geçen gün daha güçlü şekilde savunuyor. Avrupa’daki Türk toplumu, kendilerini yakından tanıyan, sorunlarını birebir yaşayan ve Avrupa gerçekliğini bilen kendi içlerinden bir ismin Gazi Meclis’te söz sahibi olmasını açık bir talep olarak dile getiriyor.
Yıllardır Avrupa’da yaşayan Türkler; çifte vatandaşlık sorunları, gençlerin eğitimde karşılaştığı eşitsizlikler, İslamofobi, yabancı düşmanlığı ve siyasi baskılar gibi konularda alınan kararların çoğu zaman sahadan kopuk olduğunu belirtiyor. Toplumun ortak görüşü net: “Bizim sorunlarımızı en iyi, bu hayatı yaşayan biri anlatabilir. Uzaktan bakarak değil, içeriden bilerek.”
Bu talep sadece sembolik bir beklenti değil. Avrupa’daki Türkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde doğrudan temsil edilmenin hem Türkiye–Avrupa ilişkilerine güç katacağını hem de yurt dışındaki Türklerin sesinin daha etkili duyulmasını sağlayacağını savunuyor.
Sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve gençlik oluşumları da bu çağrıya destek vererek, “Avrupa Türkleri artık izlenen değil, konuşan ve karar süreçlerinde yer alan bir aktör olmak istiyor” mesajını veriyor.
Bu talebe, Avrupa’nın en güçlü sivil toplum kuruluşu olan Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKB) de sessiz kalmadı. Daha önce kamuoyunda ilgi gören “Avrupa’daki Türkler ve Göçmenler Bakanlığı kurulmalı” önerisiyle gündeme gelen AKİB Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, yaptığı yazılı açıklamada Avrupa’daki Türklerin karşı karşıya kaldığı sorunların ancak bu sorunları birebir yaşayan, çözüm yollarını yakından bilen kişiler tarafından daha doğru şekilde temsil edilebileceğine dikkat çekti.
Devlete olan bağlılıklarının altını özellikle çizen Hızar, açıklamasında şu vurgulara yer verdi:
“Avrupa’da yaşayan Türk toplumu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Gazi Meclis’e olan bağlılığını her zaman muhafaza etmiştir. Ancak artık Avrupa’daki Türklerin, kendi içlerinden çıkan, sorunlarını bilen ve çözüm üretebilen isimlerle temsil edilmesi bir ihtiyaç haline gelmiştir.”
Ali Hızar, Avrupa Türklerinin sadece ekonomik değil; sosyal, kültürel ve hukuki alanlarda da önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, bu sorunların sağlıklı biçimde Ankara’ya aktarılmasının ancak sahayı bilen temsilcilerle mümkün olacağını ifade etti.
ALİ HIZAR: “AVRUPA’DAKİ TÜRKLERİN TEMSİLİ TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR GEREKLİLİK”
Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda güçlü bir şekilde temsil edilmesinin Türkiye açısından stratejik bir gereklilik olduğunu belirten Ali Hızar, diasporanın yalnızca bir nüfus unsuru değil, aynı zamanda önemli bir diplomatik ve toplumsal güç olduğunu vurguladı.
Hızar yaptığı değerlendirmede, Avrupa’daki Türklerin bulundukları ülkelerde karar alma mekanizmalarına daha etkin katılım sağlamasının hem yaşadıkları toplumlar hem de Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ali Hızar, Avrupa’daki Türklerin Türkiye ile bağlarını korurken yaşadıkları ülkelere de katkı sunan bir denge politikası izlemesinin önemine işaret ederek, “Güçlü bir diaspora, güçlü bir Türkiye demektir” değerlendirmesinde bulundu.
Ali Hızar: Avrupa’daki Türkler TBMM’de kendi sesiyle temsil edilmeli
Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, Avrupa’da yaşayan Türklerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yine Avrupa’da yaşayan Türkler arasından seçilecek milletvekilleriyle temsil edilmesinin Türkiye için stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi.
Yorumlar





