Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB), Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarının yıllardır çözüme kavuşmayı bekleyen emeklilik meselesine ilişkin, çağrıda bulundu.
Birlik adına yapılan açıklamada; özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde yaşayan, Türkiye'de prim başlangıcı bulunan ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş vatandaşların emeklilik haklarının netleştirilmesi beklentisi dile getirildi.
Avrupa Kayserili İşverenler Birliği Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar yaptığı açıklamasında, Avrupa'daki Türk toplumunun her daim devletine sadakati, milletine bağlılığı ve saygılı duruşuyla bilindiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verdi:
'Bizler devletine bağlılığıyla tanınan, devlet büyüklerine her zaman saygıyı esas alan bir topluluğuz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devletimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Ancak vatandaşlarımızın alın teriyle kazandığı hakların da yine devletimizin şefkatli ve adaletli yaklaşımıyla değerlendirilmesini temenni ediyoruz.'
Birlik açıklamasında, bugün 60 yaşın üzerinde olmasına rağmen Avrupa'da, özellikle Almanya'da çalışma hayatını sürdüren çok sayıda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının bulunduğuna dikkat çekildi. Bu durumun, devletin sosyal adalet anlayışı ve vatandaş-devlet ilişkilerindeki güçlü bağ çerçevesinde ele alınmasının önemine vurgu yapıldı. Primlerini ödemiş ve yasal şartları yerine getirmiş vatandaşların emeklilik haklarına dair beklentilerinin karşılanmasının, toplumsal huzur ve güven duygusunu daha da pekiştireceği ifade edildi.
Hızar, 'Bizler bu vatanın evlatlarıyız. Yurt dışında yaşıyor olsak da gönlümüz, sadakatimiz ve dualarımız her zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yledir. Talebimiz bir eleştiri değil; devletimizin gücüne ve adaletine olan inancımızın bir yansımasıdır' dedi.
Avrupa Kayserili İşverenler Birliği, açıklamasının sonunda devlet büyüklerine duyulan güveni özellikle vurgulayarak; Avrupalı Türklerin emeklilik konusunun devletin kapsayıcı ve çözüm odaklı yaklaşımıyla ele alınacağına olan inancını dile getirdi. Yapılan çağrının, devleti eleştirmekten uzak; birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan samimi ve yapıcı bir istişare çağrısı olduğu ifade edildi.