KUMSmall : Hedef, Avrupa… İleri…!

KUMSmall Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya ile yapılan sohbetten çıkan tablo aslında çok net:

KUMSmall Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya ile yapılan sohbetten çıkan tablo aslında çok net: Bu tespitler masada üretilmiş değil, sahanın içinden süzülmüş. Sarıkaya bu işi kâğıt üzerinden okuyan bir yönetici değil; sorunları yaşayarak görmüş, bedelini ödemiş ve bugün çözümün nerede olduğunu bilen bir isim. Yıllardır KUMSmall’ın omuzlarında taşınan borç yükü, yönetimin enerjisini ayakta kalmaya harcadı. Ama artık o dönem geride kalıyor. Borçlar büyük ölçüde kapandı, baskı azaldı ve doğal olarak bakış yukarı kalktı: Şimdi savunma değil, atak zamanı.

Türkiye mobilyada üretim sorunu yaşamıyor. Üretim güçlü, kalite yüksek, refleks hızlı. Ar-Ge var, tasarım uyarlanabiliyor, pozisyon alınabiliyor. Sorun Avrupa’da satamamak. Çünkü satış sistemi kurulamadı. Lojistik pahalı, teslim süresi uzun, stok yok, satış sonrası hizmet yok. Türkiye’den çıkan bir TIR Avrupa’ya 4.000–5.000 Euro maliyetle yaklaşık bir haftada gidiyor. Polonya’dan çıkan aynı ürün 1.500 Euro’ya, 24 saat içinde teslim ediliyor. Daha işin başında mobilyanın üzerine ürün başına yaklaşık 200 dolar nakliye biniyor. Oysa üretici çoğu zaman 50–100 Euro kazanca razı. Kâr yok ama üretim var; satış yok ama kapasite dolu.

Sarıkaya’nın farkı, bu tabloyu teoriden değil yaşayarak okuması. O yüzden çözümü de net: Avrupa’ya mal satacaksan, Avrupa’da olacaksın. Depoyla, lojistikle, yazılımla, stok kontrolüyle, satış sonrası hizmetle. Bugüne kadar verilen teşviklerin neden sonuç üretmediğini de bu yüzden doğru okuyor; üretimi destekledik ama ürünün Avrupa’daki hayatını desteklemedik. Şimdi yeni dönemde teşviklerin yönü değişiyor; satış, lojistik, ara depo, yazılım ve operasyon başlıkları öne çıkıyor. Bu da yıllardır konuşulan ama yapılamayan dönüşüm için gerçek bir fırsat demek.

KUMSmall bu noktada yalnızca bir AVM değil; doğru kurgulandığında Türkiye’nin Avrupa’ya açılan ticari üssü olabilir. Sarıkaya’nın bugün yaptığı tam olarak bu ihtiyacı görmek ve rotayı oraya çevirmek. Artık hedef net, yön belli: Önce Avrupa. İşin başında Ercan Sarıkaya olduğu sürece de çok fazla gecikme olmayacağı ortada. Çünkü artık yaşanmışlıklar var; onlardan elde edilen un var, şeker var, su var. Helvayı yapmak, zamanı iyi kullanmaya ve iradeye kalmış. Ve bu iradenin adı da Başkan Sarıkaya.