KAYSERİ HABERLERİ

KSMMMO Başkanı Uslular, “Muhasebe ile beyanname birbirinden ayrılmaz bir bütündür”

Kayseri Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası (KSMMMO) Başkanı Adnan Uslular, 586 sayılı Tebliğ, karşıt inceleme düzenlemeleri ve mesleki yetkilere yönelik gelişmelere dair bir açıklama yaptı.

Başkan Uslular, “Muhasebe ile beyanname birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Yetkiyi parçalamak, sorumluluğu ortadan kaldırmak demektir” dedi.

Kayseri Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası (KSMMMO) hizmet binasında düzenlenen basın açıklamasına Başkan Adnan Uslular ve oda üyeleri katıldı.

586 sayılı Tebliğ, karşıt inceleme düzenlemeleri ve mesleki yetkilere yönelik gelişmelere dair açıklama yapan Başkan Adnan Uslular, “Son dönemde yayımlanan Esnaf ve Sanatkarlar odalarına tanınan beyanname verme yetkileri, karşıt inceleme uygulamasına getirilen yeni düzenlemeler ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin yetki alanına yönelik açılan yatırım teşvik belgeleri için verilen tasdik yetkisinin iptali için YMM odaları tarafından açılan davalar birlikte değerlendirildiğinde; ortada münferit düzenlemeler değil, mesleğimizi doğrudan hedef alan bütüncül bir daraltma politikası olduğu açıkça görülmektedir. Bu süreç; teknik gerekliliklerle değil, yetki devri ve alan kaydırma amacıyla yürütülmektedir. Odalara verilen beyanname yetkileri, Vergi Sisteminin Temeline Müdahaledir. Vergi sisteminin sağlıklı işlemesi; muhasebe, kayıt, beyan ve sorumluluk zincirinin tek bir uzmanlık alanı içinde yürütülmesine bağlıdır. Esnaf ve Sanatkarlar odalarına verilen yetki ile: Muhasebe kayıtlarının tutulması, Beyannamelerin hazırlanması ve gönderilmesi gibi doğrudan teknik bilgi, mesleki sorumluluk ve hukuki yetki gerektiren işlemler; meslek mensubu olmayan yapılara bırakılmaktadır. Bu durum açıkça: 3568 sayılı Kanun’un ruhuna aykırıdır, Mesleki yetki ve sorumluluk bütünlüğünü parçalamaktadır, Vergi güvenliğini zedelemektedir. Muhasebe ile beyanname birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Yetkiyi parçalamak, sorumluluğu ortadan kaldırmak demektir. Bu düzenleme; kayıt dışılığı artıracak, denetimi zayıflatacak ve kamu maliyesinde telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. İkinci bir hususta Karşıt İnceleme Düzenlemesi ile ilgili sıkıntıların en büyüğü Denetim Mekanizmasının Çökertilmesidir. Karşıt inceleme; 3568 sayılı Kanun ve Tasdik mevzuatı çerçevesinde, işlemlerin üçüncü kişiler nezdinde doğrulanmasına dayanan tamamlayıcı bir denetim mekanizmasıdır. Ancak yeni uygulama ile: Tutanaklar doğrudan denetlenen mükellefe yönlendirilmekte, Açıklama ve veri giriş yükümlülüğü yine mükellefe bırakılmakta, Süre ve ceza sorumluluğu mükellef üzerinde oluşturulmaktadır. Bu durumda karşıt inceleme; üçüncü kişi doğrulaması olmaktan çıkmış, mükellefin kendi beyanını tekrar etmesine indirgenmiştir. Bu yaklaşım; Denetim hukukunun temel ilkelerine aykırıdır, “Denetlenen, denetimin doğrulayıcısı olamaz” ilkesini ihlal etmektedir, Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini ortadan kaldırmaktadır. Daha da önemlisi: Mevzuatta açık bir görev tanımı olmamasına rağmen bu süreç fiilen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler tarafından yürütülmekte, ancak sorumluluk mükellefe yüklenmektedir. Bu tablo; görev–yetki–sorumluluk dengesinin tamamen bozulduğunu açıkça göstermektedir. Ayrıca bu düzenleme; halen yürürlükte bulunan 27 Sıra No’lu Tebliğ ile açık çelişki içerisindedir. Bu durum normlar hiyerarşisine de aykırıdır. Mali Müşavirlere 50 milyon TL ile 100 milyon TL arasındaki yatırım teşvik belgeleri için verilen tasdik yetkisinin iptali amacıyla açılan dava: Açık Bir Meslek Alanı Müdahalesidir Bazı Yeminli Mali Müşavir Odaları tarafından, mali müşavirlere verilen sınırlı tasdik yetkisinin iptali amacıyla dava açılması; meslek tarihinde kırılma noktasıdır. YMM oda başkanlarının başkanlar kurulu toplantısında ifade ettiği “aynı gemideyiz” açıklamasına ters düşmektedir. Bu girişim: Meslek dayanışması ile açıklanamaz, Rekabet olarak değerlendirilemez, Açık bir şekilde meslek alanını daraltma girişimidir. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler; işletmelerin mali altyapısını kuran, süreci yöneten ve fiilen uygulayan meslek grubudur. Bu meslek grubunun sınırlı bir yetkisinin dahi hedef alınması; yetki paylaşımı değil, yetki mücadelesidir. TÜRMOB’un Temsil Yapısı: Demokratik Meşruiyet Sorunu Türkiye’de yaklaşık 120 bin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bulunmasına rağmen, mevcut temsil yapısı bu çoğunluğu yansıtmamaktadır” ifadelerini kullandı.